Travesti Hayatları

Travestiler günlük yaşantısında oldukca dışlanan ,seçimleri yüzünden insanları gözünde kaba , saldırgan ve
bir okadarda kundakcı insan tipi olarak görülür. Sosyal yaşantıları çogunun yoktur ,
traveti ve transeksueller hayatları boyunca eziyete süreklenmişlerdir , çünkü ; ülkemizde
degil travesti , eşcinsellere dahi iş olanagı saglanmıyor ve bu yüzden travestiler sex işcisi olarak
halk arasında kendi paralarını kazanmaya çalışıyorlar , bu durum bizler için pek iç açıcı degil. İnsanları
dış görünüşüyle yargılamaya bayılan bir milletiz , hiç birimiz gördügümüz bir travestiye neden böyle bir şey
seçtin diye soramayacak kadar cesaretsiz degil miyiz ? öyleyiz. Bu perde onlarla bizim aramızda ki iletişime engel koymakla
kalmıyor travesti ve transseksuellerin hayatlarını zindana çeviriyor ve onları sex işçiligine zorluyor , bunu biz yapıyoruz
ön yargımız yapıyor , buna göz yumarak yaşantımıza devam ediyoruz. Travesti olmak tabiki onların seçimiydi
ama yargılanmak onların seçimi kesinlikle degildi hiç olmadı…

Halkın bu duruma göz yummaması ve bu gibi durumlara duyarsız kalmaması gerekmektedir. Travestiler ,
cinsel seçiminden dolayı dışlanmamalı normal bir insan gibi hayatımızda yer almalıdır bu benim sosyal görüşüm , bence böyle
düşünen tek kişi degilim belki de böyle olmayı istemediler , zorlandılar daha konuşmaya cesaret edemedigimiz insanlar için
pek açıklayıcı bir şey söyleyemeyiz , hayat insanı farklı yerlere sürükler bazen iyi bazen kötü ve bu yerlerde
toplumun ön yargısı yüzünden hayatınız zindana dönebilir ve yaşadıgınız her gün size mutluluk yerine ızdırap vermeye başlar
bu gibi durumlardan kurtulmanın bir yolu yoktur. Bütün her şey toplumun duyarlılıgına ve hoşgörülü olmasına baglıdır.

Travesti ve transeksueller için diyebilecek pek şeyimiz olmasada genel bir bakış açısıyla yorumlaya bilecegimiz şeyler olabilir ,
bunları göz ardı etmeden düşüncemizi paylaşabiliriz. Travesti ve transseksueller için onlarında bir insan oldugunu unutmamak
onlarında yaşama sevinçlerini ellerinden almayarak yardımcı olabilir ve duyarlı olabiliriz , travestilik cinsel bir seçimdir
toplumda ne kadar imrenilerek bakılsada onlar yaşamaya devam edecektir. böyle insanların ortamlarda barındırılmamasının sebebi
” benim çocugumda özenirse ” endişesidir halkın bunu normal karşılaması gerekli çünkü çocugun veya bireyin böyle bir seçimi
düşünecek bir hali varsa daha kötü sonuçlar dogurabilir.

Ünlü çift travesti yüzünden ayrıldı

Doğduğu ve sıradan bir genç kız olarak yaşadığı mahallesi Bronx’ta verdiği dev konserle gündemde olan 44 yaşındaki Jennifer Lopez’in aslında aylardır ayrılık acısı yaşadığı ortaya çıktı. Paparazzi sitesi TMZ’nin haberine göre Jennifer Lopez, genç dansçı sevgilisi Casper Smart’tan bir SMS nedeniyle ayrıldı.Smart’ın cep telefonundaki mesajlaşmayı yakalayan J Lo, ayrılık kararı verdi ve Smart’a evden taşınması için de bir süre verdi.

SMS’in içeriği ise Smart’ın transseksüellere olan ilgisini açık eder nitelikte. İddiaya göre, iki buçuk yıldır birlikte olduğu Smart’tan iki ay önce ayrılan Lopez, yeni albümü ‘AKA’nın turnesi ve çalışmaları nedeniyle işleri ağırdan aldı.

Sitenin haberine göre Lopez’in ayrılığı böylece 10. albümünün tanıtım çalışmalarının da önüne geçmemiş olacaktı. Ancak işler planlandığı gibi yürümedi. Lopez’e yakın bir kaynak, tüm bunları anlatınca Lopez, ayrılığın  travesti transseksüel mesajıyla ilgisi olmadığını söyledi ama ve yer yerinden oynadı.

Shemaleara.com

Merhaba arkadaşlar Türkiye’nin en büyük shemale arama sitesi 6 ay çalışma sonucu açılmıştır.. Sitemizde bir çok özellikler bulunmakta bunlarda bi kaçı “arkadaş ekle ve takip et” Arkadaş olarak eklediğiniz kişi kabul ederse onunla tıpkı facebook’da olduğu gibi sohbet edebilirsiniz.. aynı zamanda takip ettiğiniz kişi yada kişiler siteye her fotoğraf eklediğinde size bildirim olarak gelebilmektedir sitemizde üyelikler ücretsizdir… Sitemiz 128 bit güvenlik sistemi ile korunmaktadır… Kurulduğu günden bu yana travestiler tarafından beğeniyle ziyaret edilmiştir. Üyeler arasında geçen sohbetler tamamen gizlilik içinde saklanıp korunmaktadır. daha iyi travesti sitesi olması için her geçen gün çalışmalara devam edilecek..

Web desing and seo / Arda Style

Travesti transfobiden dolayı müşahade altında kalamadı !

Miraç kandilini bahane eden grup, travesti Cansu’ya “Sizi burada barındırmayacağız” diyerek saldırdı.

Cansu olayla ilgili olarak; “27 plakalı bir araçtan eli sopalı 3-4 kişi çıktı. Bana ‘Kandil gününde de mi sokaktasın? Kandil günü sokakta işin ne? Sizi burada barındırmayacağız. Defolun gidin. Sokaklarımızı temizleyeceğiz’ diyerek saldırdılar” dedi.

kaosGL.org’da yayınlanan haberde; polisin olayı soruşturmak yerine, ilgilenmemeyi tercih ettiği belirtildi. Mersin 7 Renk LGBT Derneği Başkanı Yağmur Arıcan yaptığı açıklamada;  “Polis olayın üstünü kapatmaya çalışıyor. Saldırıdan sonra ilk gelen polis ekibi ilgilenmiyor bile. ‘Bir kadın saldırıya uğradı’ anonsu geçiliyor. Polis olay yerine gelip, saldırıya uğrayanın trans kadın olduğunu görünce ilgilenmiyor. Cansu ısrarla araç plakasını ve kaçtıkları yeri tarif etmesine rağmen dinlemiyorlar, ‘Yanlış görmüşsündür’ diyorlar” ifadelerini kullandı.

Haberde; polisin ambulans çağırmadığı, Cansu’yu arkadaşlarının hastaneye götürdüğü belirtildi. Transfobi hastanede de devam ettiği, sağlık görevlilerinin saldırıya uğrayanın bir trans kadın olması nedeniyle ilgilenmek istemediği vurgulandı. Tepkiler üzerine Cansu’nun tedavi altına alındığı söylendi.

Kafatasında kırıklar olan Cansu hastanede diğer hastaların transfobisine de uğradığını belirterek “Bana bakıp gülüyorlardı. Parmaklarıyla işaret ediyorlardı” dedi.

Müşahade altında kalması gereken Cansu’nun transfobiden dolayı hastaneden çıktığı, bilinci yarı açık biçimde eve geçtiği ve mide bulantıları, iç kanama riskiyle birlikte evde dinlendiği belirtildi.

Yağmur Arıcan, Mersin 7 Renk LGBT olarak olayın peşini bırakmayacaklarını ve dava açacaklarını söyledi. Polisten MOBESE kayıtları isteneceği belirtildi.

Mersin’de olanları Arıcan şöyle anlattı:

“Transfobi rahat durmuyor. Mersin’de transfobi hortladı. Sokaklardan bizi temizlemeye uğraşıyorlar. Bunun arkası kesilmiyor. Daha önce de Pozcu’da saldırılar oldu. Translar sürekli saldırıya uğruyor. Bu sadece bizim gördüğümüz kısmı. Birçok trans kadın polisten korktukları için sineye çekiyor. Veya davalardan bir şey çıkmayacağını düşünüyor. Biz takipçisi olup bu olayı nefret suçu olarak kayıtlara geçireceğiz. Bu saldırıların nefret saldırıları olduğu kabul edilmeli.”

Eşcinsel ben hiç kimseye tacizde bulunmadım !

TRABZON’un Beşikdüzü İlçesi’nde 19 erkek çocuğa cinsel istismar ve travesti tacizde bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan kemençe sanatçısı 34 yaşındaki İrfan A., “9 yaşında tecavüze uğradım. Bu olaydan sonra hayatımı eşcinsel olarak geçirdim ve pasif eşcinselim. İrfan A. ile ilgili ilk şikayet geçen yıl Vakfıkebir İlçesi’nde yaşayan bir aileden geldi. 13 yaşındaki O.Ş., İrfan A.’nın kendisini oral sekse zorladığını üvey annesi Selver Ş.’ye anlattı. Ailenin polise şikayette bulunması üzerine hakkında soruşturma başlatılan İrfan A.’nın 18 erkek çocuğa daha çeşitli zamanlarda cinsel istismarda bulunduğu öne sürüldü. İrfan A., Vakfıkebir Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 19 mağdura karşı cinsel istismar, hürriyeti tahdit, cinsel taciz ve müstehcenlik suçlamasıyla tutuklandı.

’9 YAŞINDAYKEN TECAVÜZE UĞRADIM’

Trabzon 2′inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün ilk kez hakim karşısına çıkan tutuklu sanık İrfan A., ifadesinde şunları söyledi:

“Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. 9 yaşındayken tecavüze uğradım. Yaşadığım o olay halen her anı ile aklımda. Bu olaydan sonra hayatımı eşcinsel olarak geçirdim ve pasif eşcinselim. Kesinlikle iddia edildiği gibi mağdurlara yönelik herhangi bir cinsel eylemde bulunmadım. Aktif olarak erkek rolü ile bir cinsel ilişkiye girip giremeyeceğim hususunda her türlü testin yapılmasına razıyım. Üç tane albümü olan sanatçıyım. İddia konusu işleri yapacak cahil birisi değilim.”

Savcılıktaki ifadesinin yanlış yazıldığını da iddia eden İrfan A. “4 yıldır cinsel ilişkiye girmediğimi söyledim. Ancak tersi yazılmış. 2013 yılında basur ameliyatı oldum. Ayrıca çocukların cinsel ilişkisini telefonum ile kaydettiğimi söylemedim” dedi.

Mahkeme Vakfıkebir Cumhuriyet Savcılığındaki soruşturma detaylarının dosyaya eklenmesini talep ederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Hollanda Başbakanı Rutte eşcinsel iddiası

Eşcinsel evliliğin yasal olduğu Hollanda’da tanınmış bir radyo programcısı Başbakan Mark Rutte’nin “bir erkekle ilişkisi olduğunu” öne sürdü.

Başbakanlık ise iddiayı reddetti.

Eşcinsel evliliğin yasal olduğu Hollanda’da Başbakan Mark Rutte’nin de “bir erkekle ilişkisi olduğu” öne sürülüyor.

İddianın sahibi, tanınmış bir radyo programcısı.

Radyo 1 kanalındaki, “Echte Jannen” adlı programın sunucusu Jan Roos, bu iddiayı hem radyodaki sabah programında, hem de Twitter hesabında dile getirdi.

“Başbakanınız hakkında bir haberim var” diyen Roos, Rutte’nin “bir erkekle ilişkisi bulunduğunu” savunuyor.

Bu bilgiyi “teyit ettirdiğini” söyleyen Roos, “Şahsen doğrulattım, resmi

bir bilgi” diye konuşuyor.

‘Bilgi bir tanıdıktan’

Roos, bu bilgiyi başbakanın “samimi bir tanıdığından aldığını” söylüyor.

Bu konuda daha fazla konuşmak istemediğini belirten Roos, “Rutte’nin özel hayatını karıştırmayacağım. Aslına bakarsanız beni çok da ilgilendirmiyor” diyor.

Roos’un bu iddiasına, bir başka meslektaşı sunucu Jan Heemskerk de destek veriyor. Heemskerk, “Roos sıradışı biri ama birşey söylemişse bildiği bir şey vardır. Öylesine konuşmaz” görüşünde.

Bu iddia doğrulanırsa, Hollanda ilk kez bir “eşcinsel başbakan” tarafından yönetilmiş olacak.

Radyo programcısı Jan Roos, Hollanda’nın, eşcinsel bir başbakan tarafından yönetilen ilk ülke olmayacağını söylüyor.

“Bizden önce İzlanda var” diyen Roos, İzlanda Başbakanı Johanne Siguröardottir’in “lezbiyen olduğunu” söylüyor.

Jan Roos, Belçika’nın ilk göçmen kökenli Başbakanı Elio Di Rupo’nun da eşcinsel olduğunu belirtiyor.
‘Başbakanlık reddetti’

Hollanda’da 2 dönemdir başbakanlık yapan 44 yaşındaki Mark Rutte, yalnız yaşıyor. Uzun süredir bir ilişkisi bulunmadığı belirtilen Rutte’nin özel hayatı sık sık basın tarafından gündeme getiriliyor.

Başbakanlık sözcüsü ise, iddiaları reddediyor. “Bu haberi koyacak bir yer bulamıyoruz” diyen sözcü, Rutte’nin eşcinsel ilişkisi bulunmadığını savunuyor. Başbakanlık kaynaklarına göre, bekar bir erkeğinin yalnız yaşamasının “garip karşılanması” anlamsız.
Ne var  bunda travesti oldum sane olummmm …
Magazin basını ise, kayak kazası sonrası komaya giren ve yaşamını yitiren Prens Friso’nun dul eşi Prenses Mabel ile Başbakan’ın “yakınlaşmasından” söz ediyor. Basına göre, öğrencilik yıllarından tanışan çift arasında bir ilişki başlayabilir.

Travesti başına gelen talihsiz olayı anlattı

“14 yaşında zayıf bir çocuktum işte”

“14 yaşındaydım” diye başladı sözlerine. “Erzurum’da babamın küçük bir oteli vardı. Okul çıkışı otele gider babama yardım travesti ederdim. Bizim orada oteller çok dolu olmaz, çoğu zaman boş binada beklerdim. Bir akşam 35 yaşlarında bir adam geldi ve oda  istedi. Ben işim gereği odaya kadar eşlik ettim. Otel dediysem büyük bir yer hayal etmeyin, 3-4 odalık bir yer.”

(Sesi tam burada titredi, gözleri boşluğa bakıyordu. Neden bilmem ama yüzüne bakamadım, sonra devam etti.)

“Beni zorla odaya itti. Önce ne olduğunu anlamadım. Sonra yatağa doğru iteledi. 14 yaşında zayıf bir çocuktum işte. Korkudan titriyordum. Elbiselerimi yırtarcasına çıkardı. Sonrasını siz düşünün” dedi.

Ben ve kadın yoldaşım şaşkınlık içinde birbirimize baktık.

O yine aynı bakışlarla devam etti.

“3 ay” dedi. “3 ay her gece tecavüz etti. Beni tehdit ediyordu. ‘Herkese söylerim, rezil olursun, ailen kahrolur, seni öldürürler’ dedi. 14 yaşında ki bir çocuk için yeterliydi bu sözler. 3 ay boyunca her gece öldüm ben.”

“Sonra gitti o. Onunla birlikte birçok şey de gitmişti aslında.”

(Sonra durdu ve “ya işte öyle” dedi.)

Biz güya soruları hazırlamıştık sormak için. Soramadık hiçbirini zaten ne sorabilirdik ki artık. Yaşanacak en kötü şeylerden birini yaşamıştı ve devam etti, “Bu son değildi” diye.

“O gün bir kez daha öldüm”

“16 yaşındaydım, seçim dönemiydi. Üye olduğum partinin bayraklarını asacaktık. 4 kişi arabaya bindik. Çok alakasız uzak bir yere gidiyorduk. Arabadaki 3 kişi benden yaklaşık 15 yaş büyüklerdi. Issız dağ başında bir yerde durduk. Bizim oraları bilirsiniz. Dağlıktır her yer. Hele bir de akşama doğru korkar insan kurttan kuştan. ‘İn aşağıya’ dedi. Sessizce indim. Zaten bize yıllarca söyleneni sessizce yapmak öğretildi bugüne kadar. Beni ilişkiye zorladılar. Eğer yapmazsam burada bırakıp gideceklerini söylediler. Etrafıma baktım çaresizdim ve o gün ben bir kez daha öldüm.”

“Peki ya sonra?” diye sordu kadın yoldaşım. Yine aynı bakışlar vardı.

“Sonra mı” diye devam etti. “Ne zaman yoldan araba geçse ben kendimi tarlaya ya da bir ağacın altına atardım. 3-4 yıl çok kötü geçti. Hatırlamak bile istemiyorum.”

“Benim hayatım da böyle”

“21 yaşıma doğru İstanbul’a geldim. Aklımda sadece intikam vardı. Eskortluk yaptım. Hep benden yaklaşık 15 yaş büyüklerle yattım. Tek amacım insanlardan intikam almaktı. Nefret ediyorum hepsinden. Şimdi 26 yaşındayım. Erkek bir sevgilim var. Ama bir kadınla da evlenebilirim. Yuvam olsun istiyorum. Bilmiyorum işte benim hayatım da böyle.”

Daha sonra kimse ile devam etmedik, daha doğrusu edemedik. Tek tek teşekkür edip çıktık. Olayın etkisi hala üzerimizde. Ülkemizde eşcinsel olmanın, kendini ifade eememenin, feodalitenin, ataerkil anlayışın faturası 14 yaşındaki çocuğa kesiilmişti tıpkı çocuk gelinler, öldürülen kadınlar ve daha niceleri gibi.

 

 

Travesti ve hayatları

Türkiye de Travestierin Geçim Kaynağinin Fuhuş  Kaçinilmazi Haline Geldi Hükümetin Bu konuda bir çok adim atmasini bekleyen intersex ( Seks işçileri) Bütün Beklentilerinin Hep Olumsuz Yanıt Almasi Sonucunda Kırmızı Şemsiye Diye Bir Çati altinda örgütlenmekte buldular…Bu Grupun Ankara travestileri olmak üzere istanbul travestileri ve izmir travestileri de desteklemekte aynı zamanda bu seks işçileri çatısı altinda bayan seks işçileri ve bay seks işçileride bir çok aktivist eylemlerde bulunmaktadirlar ve bu eylemler hükümetin ne kadar ilgisini cekiyor bilmiyoruz ama bu birlik beraberliği bu çatı altinda toplayan düşüncelerin samimiyetini bir çok konferans yada toplantilardan görsel ve yazili basindan izlediğimiz kadariyla hakli buluyoruz..

Aslina bakarsaniz bu yaşamlar uzun seneler önceye dayanmakta okullarda taciz ile başlaniyor sonrasinda ailelerin bu escinsellik seçimlerini kabul etmeyişi kimliklerin kendi cinsel hayatlarini seçmekteki karariyla sürüklene gelen bir durum… Bir çok aile kabullenmiş olsada bu travesti kimlikleri diğerlerine göre daha şansli aile özelmleri olmuyor en azindan biraz daha kimliklerine saygı görüldüğünü aileden gördüğü içinde kendine güvenleri tam bu sebeplede hayattaki yanlişlari diğerlerine göre daha az gözlemlenmektedir..

Fakat Aileleri kabul etmeyenler, Bizi Diri Diri Mezar Koydunuz diye tepkileri olanlar oluyor, Aileden Şiddet Görenleri Oluyor, Red Edilmeleri, Belkide daha aci ölümle bile sonuçlaniyor

Çok eskiye gitmeye gerek yok geçenlerde diyarbakirda bir escinsel genç babasi ve amcalari tarafından hunharca katledildi.. Aynı vaka hatayda oldu suriyeli bir genç tarafından bir escinsel genç katledildi.. Sonuçmu dahada içler acisi ve vahim… Devletin duyarsizliği ile karşı karşıya.. Devletin Duyarliliği bu travesti arkadaşlarin, Doktor, Öğretmen, Mimar Vs vs gibi okul sonrasindaki iş vermeye engel olduğu gibi birde yaşam koşullarini zora sürüklüyorlar.. üstüne üstlük yapabilecekleri tek şey fuhuş birakiliyor… Devletin Duyarliliği Burada Başliyor… Sokakta Gezerken Görürler Kabahatlar kanununa göre cezalari yazilir, Fuhuş yaparlar Kabahatler kanunu ve bunun gibi cezalar ve ötekileştirmelere gelince hukuk işliyor ama. Haklari ve Yaşamlari konusundaki hukuk hem tad hem sağır buda aslinda ne kadar içler acisi bir durumla karşi karşiya olduğumuzu gösteriyor…

Diliyoruz ki Müziğin Evrenselliğinde, Kostümün Batılaşmasindaki, Türbanin Yada İnanç in Demokrasisindeki Hassasiyet yada beklenilen saygı , cinsel kimlerede birgün sağlanir…

Mağara adamları da öpüşüyorlamış

Hiç düşündünüz mü, romantizmin en önemli simgelerinden öpüşmeyi insanoğlu tarihte nasıl travesti keşfetti? Yoksa genlerimizde mi var? Peki ya Fransız öpücüğü neyin nesidir?

İşte öpüşmeye dair merak edilebilecek her şey…

– 19. yüzyılda öpüşmeyi bilmeyen topluluklar vardı. Afrika’da mesela, insanlar öpüşmeye kalkan kişilerin kendini yiyeceğini sanıyordu. Finlandiya’daki bazı kabileler de öpüşmeyi ahlaksızlık olarak nitelendiriyordu.

– Bilinen ilk öpüşme benzeri davranış M.Ö. 1500’lü yıllarda Hindistan’daki Sanskritçe belgelerde görüldü. Eylemin adı öpüşme değil ‘ağızla koklamak’tı.

– Öpüşmenin mağara adamlarından gelmiş olacağına inananlar da çoğunlukta. Karanlıkta birbirini tanımak için yüzlerini koklamak zaman içinde öpüşmeye kadar gelmiş.

– Charles Darwin’e göre öpüşmek insan genlerinde istanbul travestileri bulunuyordu.

– Öpüşme sırasında kişiye kendini iyi hissettirecek hormanlar salgılanıyor. Neler mi? Endorfin, dopamin, serotonin, adrenalin ve oksitosin…

– Peki ya Fransız öpücüğü… Öpüşme nedeniyle kadına geçen tükürük testesteron hormonunu da içeriyor. Bu sayede, kadının cinsel isteği artıyor.

– Normal bir öpücük sadece iki kası çalıştırırken Fransız öpücüğü yüzdeki 34 farklı kası çalıştırıyor.

– Tutkulu bir öpüşmeyle dakikada 6.4 kalori yakıyoruz.

– Ortalama bir insan hayatı boyunca 15 gününü öpüşerek geçiriyor.

Show tv ye eşcinselliğe özendirme cezası geldi

RTÜK, “Can’t Remember To For You” adlı şarkının klibinde yer alan Shakira ve Rihanna’nın, sırtını-kalçasını duvara sürtmesi görüntüsünü “olumsuz görüntüler” olarak niteledi ve “eşcinselliği teşvik ettiği” gerekçesiyle de Show Tv’ye para cezası istanbul travesti verdi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) son toplantısında Shakira ve Rihanna’nın, “Can’t Remember To For You” adlı klibine ilişkin raporunda, Show Tv’nin tekrar tekrar bu klibi yayınladığını söyleyerek, şu ifadelere yer verdi:

“Klipte, Shakira bir yatağın içerisinde ellerini sık sık bacaklarının arasına götürmekte, iki kadın sanatçı aynı yatağın içerisinde, vücutlarının yarısı açık biçimde, son derece açık saçık giysilerle ve ritmik hareketlerle kıvrılmaktadır. Shakkira ve Rihanna sırtını-kalçasını duvara sürterek olumsuz görüntüler veriyor.”

“EŞCİNSELLİK TEŞVİK EDİYOR”

Raporda, “Bogota’da bir meclis üyesinin Shakira’nın lezbiyenliği teşvik edici klibiyle Kolombiya ve Latin Amerika gençliğinin ahlaki karakterini yaraladığına” ilişkin sözlerine de  yer verildi. Raporda, “Söz konusu klipte eşcinselliği çağrıştıran görüntülerin olduğu mülahaza edilmiş olup, bu durumun doğuştan gelen bir şey olmadığı, aksine model olma yaklaşımıyla ortaya çıkabileceğine ilişkin çeşitli görüşler de mevcuttur” denildi.

“DEFALARCA EKRANA GELDİ”

Raporda, “İncelenen klibin çocuk ve gençlerin ekran başında olduğu saatlerde yayınlandığı(defalarca ekrana geldi) ve olumsuz unsur içerdiği, yine bu izleyici kitlelerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verecek türde olduğu, eşcinselliği çağrıştıran ve yanlış mesaj içeren unsurları barındırdığı düşünülmüştür” denildi.

Üst Kurul, Show Tv’ye ocak ayı reklam gelirinin yüzde 1′i kadar para cezası verdi.